Yıllar içinde şunu daha iyi anladım: Ekipler yöneticinin ne söylediğini değil, zor zamanlarda nasıl davrandığını hatırlıyor.
Liderlik benim için insanlara sürekli ne yapmaları gerektiğini söylemek değil. Ortak yönü göstermek, insanların sorumluluk alabileceği alanı açmak ve ihtiyaç duyduklarında yanlarında durmak.
Yönetmek ile liderlik etmek arasındaki fark
Yönetici hedefi koyabilir, iş bölümünü yapabilir ve sonucu takip edebilir. Bunların hepsi gerekli. Fakat liderlik, iş planının ötesinde başlıyor.
İyi bir lider değişen koşullara uyum sağlarken ekibin güvenini kaybetmez. Sorunları saklamak yerine konuşur. Her fikre katılmak zorunda değildir ama insanların düşüncelerini rahatça paylaşabileceği bir ortam kurar.
“Ben” yerine “biz” diyebilmek
Bir ekipte bütün kararlar tek kişiden çıkıyorsa, o kişi ne kadar güçlü olursa olsun yapı zamanla yavaşlar. İnsanlar yalnızca görev beklemeye başlar. Oysa herkesin kendi alanında sorumluluk alabildiği ekipler hem daha hızlı öğrenir hem de daha dayanıklı olur.
Bu nedenle liderin görevi her cevabı vermek değil; doğru soruları sormak ve ekibin kendi cevabını bulmasına yardımcı olmaktır.
- Kötü haberi duymaktan kaçmamak,
- hata olduğunda sorumluluğu paylaşmak,
- insanları yalnızca bugünkü görevlerine değil, bir sonraki adımlarına hazırlamak,
- iyi sonuç geldiğinde başarıyı ekiple birlikte kutlamak.
Liderlik bir unvan değil
Liderliği bir pozisyondan çok davranış biçimi olarak görüyorum. Güven vermek, dinlemek, karar almak ve gerektiğinde fikrini değiştirebilmek bu davranışın parçaları.
Başarı tek bir kişinin hikayesi değil; aynı yöne inanan bir ekibin ortak yolculuğudur.
İyi liderlik de tam olarak bunu mümkün kılar.